Vasiyetname Nedir? Türleri, Şartları, Tenfizi ve İptali

vasiyetname nedir featured

Miras bırakılan bir vasiyetname, çoğu zaman göründüğünden daha karmaşık bir hukuki sürecin başlangıcıdır. Bu yazıda, Türk Medeni Kanunu çerçevesinde vasiyetnamenin ne olduğunu, hangi şartlarla yapılabileceğini, türlerini, açılması ve yerine getirilmesi (tenfizi) sürecini ve vasiyetnamenin iptali davasını ele alıyoruz.

Vasiyetnamenizin yurtdışında (örneğin Almanya’da) düzenlenmesi veya yurtdışı bağlantılı bir miras söz konusuysa, bu durumun Türkiye’deki geçerliliğini ayrıca incelediğimiz Yurtdışında Düzenlenen Vasiyetnamelerin Türkiye’de Geçerliliği yazımıza bakabilirsiniz.

1. Vasiyetname Nedir?

Vasiyetname, bir kişinin (mirasbırakanın) ölümünden sonra hüküm doğurmak üzere, malvarlığı üzerinde tek taraflı irade beyanıyla yaptığı ölüme bağlı bir tasarruftur. Miras sözleşmesinden farklı olarak karşı tarafın kabulüne ihtiyaç göstermez; mirasbırakan tarafından tek başına yapılır ve hayatta olduğu sürece her zaman değiştirilebilir veya geri alınabilir. Vasiyetname ile mirasbırakan, saklı paylara ilişkin kanunda yer alan sınırlamalar dahilinde yasal mirasçılık düzeninden farklı bir paylaşım öngörebilir, belirli bir kişiye belirli bir mal bırakabilir (belirli mal vasiyeti) veya mirasçı atayabilir.

2. Vasiyetname Yapmanın Şartları

Türk Medeni Kanunu m. 502 uyarınca vasiyetname yapabilmek için iki şart aranır:

  • Yaş şartı: 15 yaşını doldurmuş olmak,
  • Ayırt etme gücü: Vasiyetnamenin düzenlendiği anda fiil ehliyetine değil, yalnızca ayırt etme gücüne (temyiz kudretine) sahip olmak.

Bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi yeterlidir. Vasiyetname yapma şartlarına ilişkin uygulamada en çok tartışılan nokta, ileri yaş, demans, Alzheimer veya ağır sağlık sorunları nedeniyle ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığıdır; bu husus çoğunlukla Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanesi sağlık kurulu raporlarıyla ispatlanır.

3. Vasiyetname Türleri

Türk Medeni Kanunu m. 531, vasiyetnamenin yalnızca üç şekilde yapılabileceğini öngörmektedir. Bu üç şekil dışında düzenlenen bir belge vasiyetname hükmü doğurmaz.

3.1. Resmi Vasiyetname (Türk Medeni Kanunu m. 532 vd.)

İki tanığın katılımıyla, sulh hâkimi, noter veya kanunla yetkilendirilmiş bir memur tarafından düzenlenir. Uygulamada en güvenli ve en sık başvurulan türdür; mirasbırakanın gerçek iradesinin tespiti ve ileride ehliyet/irade sakatlığı iddialarına karşı ispat kolaylığı sağlar. Resmi vasiyetnamenin düzenlenmesi anında Mirasbırakanın yanında bulunması gereken tanıklara ilişkin de Türk Medeni Kanunu’nunda düzenlemeye yer verilmiştir. Buna göre; fiil ehliyeti bulunmayanlar, bir ceza mahkemesi kararıyla kamu hizmetinden yasaklılar, okur yazar olmayanlar, mirasbırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri, resmî vasiyetnamenin düzenlenmesine tanık olarak katılamazlar. Ayrıca resmi vasiyetnamede tanık olan kişilere, tanıkların üstsoy ve altsoy kan hısımlarına, tanıkların kardeşlerine ve tanıkların eşlerine vasiyetname ile kazandırmada bulunulamaz. Resmi vasiyetname düzenleyen memur veya noter nezdinde saklanacağından vasiyetnamenin kaybolma riskini ortadan kaldıran güvenli bir yoldur.

3.2. El Yazılı Vasiyetname (Türk Medeni Kanunu m. 538)

Mirasbırakanın, düzenlendiği yıl, ay ve günü belirterek baştan sona kendi el yazısıyla yazıp imzalaması gerekir. Tarih eksikliği tek başına geçersizlik sebebidir. Bu vasiyetname saklanmak üzere notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabileceği gibi mirasbırakanda da kalabilir.

3.3. Sözlü Vasiyetname (Türk Medeni Kanunu m. 539-541)

Yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, ağır hastalık veya savaş gibi olağanüstü durumlarda, resmi veya el yazılı vasiyetname yapma imkânı bulunmayan kişilere tanınan istisnai bir yoldur. Mirasbırakan, son arzularını iki tanığa açıklar ve bu tanıklardan beyanına uygun bir vasiyetname yazmalarını veya yazdırmalarını ister. Olağanüstü hâl ortadan kalktıktan sonra bir ay içinde olağan şekillerden biriyle vasiyetname düzenlenmezse, sözlü vasiyetname kendiliğinden hükümden düşer.

4. Vasiyetnameden Dönme

Vasiyetname tek taraflı bir işlem olduğundan, mirasbırakan hayatta olduğu sürece dilediği zaman, gerekçe göstermeksizin vasiyetinden dönebilir; vasiyetnamede “dönülemez” şeklinde bir kayıt bulunsa dahi bu kayıt geçersizdir. Türk Medeni Kanunu m. 542-544 üç yol öngörür:

  1. Yeni vasiyetname ile dönme (m. 542): Kanunda öngörülen şekillerden herhangi biriyle yeni bir vasiyetname yapılması halinde önceki vasiyetnamenden dönmüş kabul edilecektir.
  2. Yok etme (m. 543): El yazılı veya resmi vasiyetnamenin, geri alma niyetiyle yok edilmesidir. Mirasbırakan vasiyetnameyi bilerek ve isteyerek yırtarsa, okunmayacak şekilde karalarsa veya benzeri bir fiil ile yok ederse vasiyetnameden dönmüş olur.
  3. Çelişkili sonraki tasarruf (m. 544): Mirasbırakanın, önceki vasiyetnameyi açıkça kaldırmadan yaptığı yeni vasiyetnamenin, öncekiyle bağdaşmaması hâlinde, yeni vasiyetname öncekinin yerini alır.

5. Vasiyetnamenin Açılması

Mirasbırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetname —geçerli olup olmadığına bakılmaksızın— gecikmeksizin mirasbırakanın son yerleşim yeri sulh hukuk mahkemesine teslim edilmelidir (Türk Medeni Kanunu m. 595). Bu yükümlülük yalnızca vasiyetçiye veya notere değil, belgeyi fiilen elinde bulunduran herkese aittir.

Türk Medeni Kanunu m. 596 uyarınca vasiyetname, tesliminden itibaren bir ay içinde sulh hâkimi tarafından açılır ve ilgililere okunur; bu aşamada hâkimin görevi yalnızca belgeyi açığa çıkarmak ve kayıt altına almaktır, geçerlilik incelemesi yapmaz. Türk Medeni Kanunu m. 597 gereğince, mirasta hak sahibi olan herkese, vasiyetnamenin kendisini ilgilendiren kısımlarının onaylı bir örneği tebliğ edilir. Yargıtay içtihatlarında, sulh hâkiminin bu aşamadaki görevinin açma-okuma ve tebliğ ile sınırlı olduğu, esasa ilişkin (geçerlilik, tenfiz gibi) bir karar veremeyeceği istikrarlı biçimde vurgulanmaktadır.

6. Vasiyetnamenin Tenfizi (Yerine Getirilmesi) Davası

Geçerli bir vasiyetnamede yer alan tasarrufların hayata geçirilebilmesi, hak sahiplerinin hakkına kavuşabilmesi amacıyla açılan dava türüdür. Bu davada vasiyetnamenin geçerliliğinden öte vasiyetnamede öngörülen durumun fiilen uygulanması talep edilmektedir.

Vasiyetnamenin tenfizi davasının görülebilmesi için:

  • Vasiyetnamenin usulünce açılmış olması,
  • İptal davası açılmamış olması veya açılmışsa reddedilmiş olması (aksi hâlde iptal davası bekletici mesele yapılır),

gerekir. Görevli mahkeme, iptal davasında olduğu gibi Asliye Hukuk Mahkemesidir. Vasiyetnamenin tenfizi davasında vasiyet alacaklısının kazandırmayı öğrendiği andan veya vasiyet borcu daha sonra muaccel olacaksa muaccel olma tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımına tabidir.

7. Vasiyetnamenin İptali Davası

Türk Medeni Kanunu m. 557, ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dört sınırlı sebep öngörür:

  1. Vasiyetnamedeki tasarrufların, mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin (ayırt etme gücünün) bulunmadığı bir sırada yapılmış olması,
  2. Vasiyetnamedeki tasarrufların yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması,
  3. Vasiyetnamedeki tasarrufların içeriğinin, bağlandığı koşul veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırı olması,
  4. Vasiyetnamedeki tasarrufların kanunda öngörülen şekil şartlarına uyulmadan yapılmış olması.

Davayı, menfaati bulunan her mirasçı veya vasiyet alacaklısı açabilir (m. 558). Davalı taraf ise vasiyetnameden yararlanan kişi ya da kişilerdir; birden fazla davalı bulunması hâlinde mecburi dava arkadaşlığı söz konusu olur.

Süreler (Türk Medeni Kanunu m. 559): İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendi hak sahipliğini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Bunun yanında, her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden itibaren iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle dava hakkı düşer. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınır. Vasiyetnamenin iptali davasında görevli ve yetkili mahkeme mirasbırakanın son yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Sonuç

Vasiyetname, tek başına düzenlenmesi kolay görünen ama uygulamada; şekil kurallarına uyum, açılma, tenfiz ve iptal aşamalarında pek çok teknik detay barındıran bir hukuki işlemdir. Şekil hatası veya ehliyet eksikliği gibi sorunlar, yıllar sonra ciddi miras uyuşmazlıklarına yol açabilir. Bu nedenle vasiyetname düzenlemeyi planlayan kişilerin uzman bir avukattan destek alması önemle tavsiye edilir.

Benzer Yazılar

Bir Yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir